Son günlerde mevduat faizlerinde beklenmedik bir artış meydana geldi. Mevduat faizlerinde düşüş beklenirken, tam tersi bir durumla karşı karşıya kalındı. Uzmanlar, bu şaşırtıcı tablonun sebebini araştırıyor. Faiz oranlarının neden yükseldiği ve bu durumun ekonomiye olan etkileri merak konusu. Bu beklenmedik gelişmeler, finans dünyasında dikkatle takip ediliyor.
Geçtiğimiz dönemlerde yüksek miktarda mevduat yatıranlara daha cazip faiz oranları sunulurken, düşük meblağlı birikimleri olanlara daha düşük faiz uygulanıyordu.
Ancak son veriler, bu durumun tamamen tersine döndüğünü gösteriyor. Örneğin, bir bankada yapılan incelemede, 100 bin TL mevduat için verilen faiz oranının %50 seviyesinde olduğu görülürken, 1 milyon TL gibi daha yüksek bir mevduat için ödenen faiz oranının %49.5’e gerilemesi dikkat çekti.
Bu durum, bankaların artık küçük tasarruf sahiplerini daha çok önemsediği ve mevduat toplama stratejilerini değiştirdiği şeklinde yorumlanıyor.
Peki, bankaların bu strateji değişikliğinin altında yatan sebepler neler? Neden düşük tutarlı mevduatlara daha yüksek faiz ödenmeye başlandı?
Konuyu milliyet.com.tr'ye değerlendiren Hikmet Baydar, bu durumu yatırım fonlarının yükselişi ve küçük yatırımcıların tercih değişikliği ile açıklıyor.
Hikmet Baydar, "Önceki dönemde bankalar yüksek meblağlara özel ve yüksek faiz öderken, düşük meblağlara da çok düşük faiz veriyorlardı. Ancak yatırım fonlarından likit fonlar mevduata ciddi bir rakip olarak ortaya çıktığı için getiriyi yeterli bulmayan küçük tasarruf sahibi likit yatırım fonlarına dönmeye başladı." diyerek likit fonların mevduata göre daha cazip hale gelmesinin bankalardan para çıkışına neden olduğunu belirtiyor.
Ayrıca "Fonlar ayrı bir tüzel kişiliktir. Fon alanlar yatırdıkları paralarla bu fonun katılım belgesini alıyorlar. Rakam küçük de olsa yüksek meblağmış gibi değerlemeye tabi tutulduğundan getiri açısından daha cazip hale geldi. İşte bu çıkışı durdurmak isteyen bankalar da küçük mevduata verdikleri getirileri de yükseltmek zorunda kalıyorlar." şeklinde açıklama yaptı.
Hikmet Baydar "TCMB’nin mart toplantısında faizleri 250 baz puan daha indireceği beklentisi devam etmekle beraber burada şubat ayı enflasyon verisi belirleyici olacaktır. Aylık enflasyon oranı yüksek gelirse TCMB faiz indirimini azaltabilir veya öteleyebilir." şeklinde yorum yaparak şunları aktardı.
Mevduatın hala cazip bir yatırım aracı olduğunu belirten Baydar, hedef enflasyon beklentilerinde bozulma olması durumunda durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Ancak mevcut durumda, yıllık %30'lar seviyesinde bir enflasyon gerçekleşse bile, mevcut faiz oranlarının reel getiri sağlayacağını belirtiyor.
Ekonomist Muhammet Bayram, "Düşük tutarlara yüksek faiz uygulamasında bankaların tabana yaygın mevduat toplama kaygısı bulunmaktadır. Düşük tutarlara yüksek faiz uygulansa da maliyeti, yüksek tutarlı mevduatlara yüksek faiz uygulamaktan daha düşüktür. Ayrıca küçük tutarların giriş çıkışı banka bilançolarında büyük hareketlere sebebiyet vermez ve banka için riski daha azdır." şeklinde güncel mevduat faizleri ve getirileri hakkında açıklamalarda bulundu.
Mart Ayında Faiz İndirimi Beklentisi: Merkez Bankası'nın bir sonraki faiz kararının mart ayında yapılacak toplantı ile netleşeceğini belirten Bayram, kendisinin faiz indirimi beklentisini koruduğunu ifade ediyor.
Muhammet Bayram, mevduatın hala cazip bir yatırım aracı olduğunu savunuyor: "Mevduatta getiri hala cazip çünkü 1 milyon TL için 32 günde %45’e kadar varan faiz oranında paranızı değerlendiriyorsunuz. Garanti bir yatırım aracı için hala bir tercih sebebidir."
Bu haberimizde yer alan bilgiler güncel veriler ışığında ortaya çıkan verilerdir. Bu nedenle kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.