İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanabileceği yönündeki iddialar sonrası sosyal medyada örgütlenen bazı gruplar, 2 Nisan Salı günü "hiçbir harcama yapmama" çağrısında bulundu. Bu çağrının ardından ekonomist ve eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim M. Turhan, konunun makroekonomik boyutunu değerlendiren dikkat çekici bir analiz paylaştı.
2024 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) 8 trilyon 822 milyar TL olarak açıklanmıştı. Bu büyüklüğün yaklaşık %60’ını oluşturan 5 trilyon TL, yurtiçi yerleşik hane halklarının tüketim harcamalarına ait. İlk çeyrek deflatörü göz önüne alındığında, Ocak-Mart döneminde günlük toplam tüketim harcaması 80-85 milyar TL civarında seyrediyor. Bu da kişi başına ortalama günlük bin TL’lik bir harcamaya denk geliyor.
Turhan’ın hesabına göre, eğer hane halklarının yarısı yalnızca bir gün boyunca hiç harcama yapmazsa, bu durumun yıllık GSYH üzerindeki etkisi yaklaşık binde 1,4 seviyesinde kalıyor. Yani sembolik anlamı büyük olsa da makroekonomik açıdan etkisi oldukça sınırlı.
Sanayi ve hizmet sektörleri üzerindeki muhtemel etkileri de değerlendiren Turhan, İstanbul Sanayi Odası’nın ilk 1000 şirketinin toplam satışları baz alınarak yapılan projeksiyonlarda binde 3, hizmet sektöründe ise binde 1,25 oranında bir etki öngörüyor.
“Konunun makroekonomik yönü böyle” diyerek paylaşımını “yorumsuz” bitiren Turhan, ekonomik boykot gibi eylemlerin psikolojik ve sembolik etkilerinin ötesinde ölçülebilir finansal sonuçlarının oldukça sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.
Olumlu Sonuç Veren Boykotlar:
1. Montgomery Otobüs Boykotu (ABD, 1955-1956)
Sebep: ABD'de Alabama eyaletinde Rosa Parks’ın tutuklanması sonrası Afro-Amerikalı vatandaşların başlattığı otobüs boykotu.
Sonuç: Bir yıl süren boykot sonucu yerel ulaşım gelirleri ciddi oranda düştü ve Yüksek Mahkeme, otobüslerdeki ırk ayrımını yasa dışı ilan etti. Irk ayrımcılığına karşı büyük bir kazanım elde edildi.
2. Gandhi’nin Tuz Yürüyüşü (Hindistan, 1930)
Sebep: Britanya'nın tuz vergisine karşı Hint halkının İngiliz yönetimini protesto etmesi.
Sonuç: Kapsamlı bir ekonomik boykotla Britanya’nın tuzdan elde ettiği gelir ciddi zarar gördü. Bu boykot, Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesinde kritik bir dönüm noktası oldu ve Hindistan’ın bağımsızlığına giden yolda sembol haline geldi.
3. Güney Afrika'ya karşı Apartheid Boykotları (1980’ler)
Sebep: Güney Afrika hükümetinin uyguladığı apartheid rejimine karşı uluslararası toplum tarafından başlatılan ekonomik ve ticari boykotlar.
Sonuç: Güney Afrika ekonomisi ciddi zarara uğradı, rejimin sürdürülemez olduğu anlaşıldı ve Nelson Mandela'nın serbest bırakılması ve apartheid rejiminin kaldırılmasına zemin hazırlandı.
Olumsuz veya Etkisiz Kalan Boykotlar:
1. Venezuela Muhalefetinin Tüketim Boykotu (2017)
Sebep: Devlet Başkanı Nicolás Maduro yönetimine karşı muhalefetin çağrısıyla ekonomik baskı oluşturmak amacıyla düzenlenen protestolar.
Sonuç: Boykot geniş katılım görmedi, ekonomik durum üzerinde anlamlı bir değişiklik sağlayamadı ve Maduro hükümetini etkilemedi. Hatta muhalif kesimin morali bozuldu.
2. “Buy Nothing Day” – Hiçbir Şey Satın Almama Günü (ABD-Kanada, 1992’den günümüze)
Sebep: Tüketim kültürüne karşı protesto amaçlı, her yıl düzenli olarak Şükran Günü'nü takip eden gün uygulanan tüketim boykotu.
Sonuç: Yıllardır süren bu boykot ekonomik anlamda kayda değer bir değişim yaratamadı; sembolik olmanın ötesinde tüketim alışkanlıklarında ciddi bir değişim sağlamadı.
3. Fransa’da Sarı Yeleklilerin Ekonomik Boykot Çağrısı (2018)
Sebep: Akaryakıt fiyatlarına zam yapılmasına ve vergilere karşı düzenlenen protestolar kapsamında, “tüketmeme” çağrıları da yapıldı.
Sonuç: Gösterilerin siyasi yankıları geniş oldu ancak ekonomik boykot çağrıları etkili olmadı. Ekonomik göstergelerde belirgin ve kalıcı bir düşüş gerçekleşmedi.
