Küresel piyasalarda artan belirsizlik ve bozulan risk algısı, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu. Özellikle ABD 10 yıllık Hazine tahvillerine olan talepte dikkat çekici bir artış yaşanıyor. 31 Mart 2025 sabah saatlerinde tahvil faizleri, bir ara 27 Mart seviyelerine göre yaklaşık %4,8'lik bir düşüşle %4,19’a kadar geriledi. Bu da tahvil fiyatlarında güçlü bir yükselişe işaret ediyor.
Bu hareket, piyasalarda riskten kaçış eğiliminin yoğunlaştığını ve büyük yatırımcıların yeniden ABD varlıklarına yöneldiğini gösteriyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim M. Turhan, piyasalarda doların tahtının sarsılacağına dair yapılan tahminlere temkinli yaklaşılması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Risk algısı bozulunca, yatırımcılar güvenli liman olarak gördükleri varlıklara yöneliyor. Para yine ABD Hazine değerlerine gidiyor. Doların küresel para tahtının sarsılacağı tahmininde bulunmadan önce bir durup düşünmekte yarar var.”
Tarih Tekerrür Ediyor
Bu tablo, daha önce yaşanan küresel krizlerle benzerlik taşıyor. Örneğin:
2008 Küresel Finans Krizi sırasında Lehman Brothers’ın iflası sonrası yatırımcılar hızla ABD tahvillerine yönelmişti. Aynı dönemde 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4 seviyelerinden yüzde 2’nin altına kadar gerilemişti.
2011 Avrupa Borç Krizi sırasında Yunanistan ve diğer güney Avrupa ülkelerinde yaşanan güven kaybı, sermayeyi yeniden ABD tahvillerine çekmişti.
2020 Covid-19 Pandemisi sürecinde, Mart ayında borsalarda büyük bir çöküş yaşanırken yatırımcılar hızla dolara ve ABD Hazine tahvillerine yönelmiş, faizler tarihi düşük seviyelere kadar gerilemişti.
Bu örnekler, piyasalarda sistemik risk algısının yükseldiği dönemlerde yatırımcıların hâlâ en güvenli limanı ABD ve dolarda gördüğünü açık biçimde ortaya koyuyor.
ABD Tahvilleri Güven Endeksi Gibi
ABD 10 yıllık tahvilleri sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda küresel risk iştahını ölçen önemli bir göstergedir. Faizlerin düşmesi, fiyatların yükselmesi demektir; bu da tahvillere olan talebin arttığını, dolayısıyla riskten kaçışın güçlendiğini gösterir.
Bugün yaşanan gelişmeler, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizliklerin yatırımcıyı yeniden “güvenli liman” arayışına ittiğini ortaya koyuyor. Bu durum, doların ve ABD finansal sisteminin hâlâ küresel ölçekte ne kadar merkezi bir konumda olduğunu da net şekilde gözler önüne seriyor.