Güney Kore’de bir Hyundai Ioniq 5 kullanıcısı, üç yıl içinde batarya değiştirmeden 580.000 kilometre yol kat ettiğini iddia etti. Hastanede çalışan araç sahibi, bu süre zarfında aracını çoğunlukla DC hızlı şarj ile beslediğini ve batarya %87 kapasitedeyken Hyundai tarafından ücretsiz olarak değiştirildiğini belirtti. Bu olağanüstü performans, elektrikli araçlara dair birçok önyargıyı sarsarken, bazı şüpheleri de beraberinde getirdi.

İddianın ardından sosyal medyada birçok kullanıcı, bu kilometreyi günlük hayatta gerçekleştirmenin pek de mümkün olmadığını ifade etti. Zira 580.000 kilometreyi üç yıla böldüğümüzde günlük ortalama yaklaşık 900 kilometrelik bir sürüş mesafesi ortaya çıkıyor. Bu da her gün ortalama 10 saat araç kullanımı anlamına geliyor. Buna en az 45 dakikalık şarj süresi, yemek ve kişisel ihtiyaçlar için 1-1.5 saatlik molalar da eklendiğinde, araç dışında geçirilen zaman neredeyse kalmıyor. Uyku, sosyal hayat ve iş yaşamı gibi diğer aktiviteler için ise pek bir zaman kalmadığı görülüyor.
Aşağıdaki grafik bu durumu daha iyi anlamak açısından çarpıcı bir tablo sunuyor:
Araç Kullanımı: 10 saat
Şarj Süresi (DC): 45 dakika
Mola, yemek, tuvalet: 1 saat 15 dakika
Uyku ve geri kalan hayat: 12 saat

Bu dağılım, böylesine bir tempoyu insan sağlığı ve günlük yaşam açısından sürdürülebilir olmaktan uzak gösteriyor. Uzmanlar bu gibi yüksek kilometreli kullanımların ancak çok özel durumlarda mümkün olabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında ticari taşımacılık, kurye hizmetleri, filo kullanımı veya birden fazla sürücünün aracı dönüşümlü kullanması gibi senaryolar yer alıyor.
Her ne kadar bu örnek, Hyundai'nin batarya teknolojisinin geldiği noktayı göstermek açısından etkileyici olsa da, her elektrikli aracın benzer bir performans göstereceğini varsaymak yanıltıcı olabilir. Araçların batarya kimyası, şarj alışkanlıkları ve kullanım şekli bu performansı doğrudan etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Hyundai Ioniq 5’in sergilediği bu performans, elektrikli araçlara dair olumlu algıyı güçlendirebilir. Ancak iddianın olağanüstü oluşu, beraberinde doğal olarak bazı soru işaretlerini de getiriyor. Gerçek ne olursa olsun, elektrikli araç teknolojisinin her geçen gün daha da ileriye gittiği ve batarya ömrü konusundaki sınırların yeniden yazılmaya başlandığı bir gerçek.