Türkiye'de ekonomik sıkıntılar ve hayat pahalılığı karşısında sosyal medya üzerinden örgütlenen "tüketim boykotu" hareketi, sokaktaki etkisini göstermeye başladı. İstanbul’un çeşitli semtlerinde yapılan gözlemler, bazı esnafların dükkanlarını hiç açmadığını, açanların ise ciddi gelir kaybı yaşadığını ortaya koydu.
Gazeteci Fatih Altaylı da bu duruma ilişkin izlenimlerini şu ifadelerle paylaştı:
“Çıkıp tanıdık esnafla sohbet ettim. Bazı dükkanlar hiç açmamış. Açanlar işlerin yüzde 70 civarında düştüğünü söylüyor. Ancak bu tür genel bir boykotu uzatmamak gerekir. Fazlası zaten kira, elektrik faturası nedeniyle zordaki esnafın tadını kaçırır.”
Boykotun özellikle zincir marketlere ve yüksek fiyat politikalarına tepki olarak ortaya çıktığı biliniyor. Ancak sokaktaki küçük esnaf, bu dalganın yan etkileriyle karşı karşıya. İşlerin ciddi oranda düşmesi, günlük cirosuyla ayakta kalmaya çalışan işletmeler için sürdürülemez bir tabloya dönüşüyor.
Uzmanlar, tüketici tepkilerinin meşru olduğunu ancak bu tepkilerin hedef gözetmeden yayılması halinde zincir marketlerin dışında kalan binlerce küçük işletmeyi de zora sokabileceği uyarısında bulunuyor. Elektrik, doğalgaz, kira ve personel maliyetlerinin giderek arttığı bir ortamda, gelir kaybı yaşayan küçük esnaf için bu tür boykotların uzun vadeli etkileri yıkıcı olabilir.
Toplumsal farkındalığın artması açısından bu tür eylemlerin sembolik etkileri olduğuna dikkat çeken bazı ekonomistler, kalıcı çözüm için tüketici tepkisinin yanında yapısal reformların ve piyasa denetimlerinin de gerektiğini vurguluyor.
